* Bilimsel Laik Eğitim İçin '' VELİ EL KİTABI '' na buradan ulaşabilirsiniz !

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR!

Ayşe Sevtap Uzun

Ayşe Sevtap Uzun

E-Posta :

   Son günlerde hepimiz, hemen hergün  bir kadın cinayeti, yaralaması,kadına,hayvana, çocuğa taciz ve tecavüz haberi  ile sarsılıyoruz dostlar! Ülkemizde kadınları,çocukları koruyacak mevcut yasalar varken bile, ne yazık ki  hergün bu şiddet ve katliam haberlerinin   artarak devam ettiğini görüyoruz.

    Bu arada basında ve kamuoyunda bir İstanbul Sözleşmesi tartışmasıdır sürüp gidiyor ve bu tartışılırken kadına karşı şiddet eylemleri artarak  devam ediyor.Sebep, hep aynı;
Cok seviyordum,kıskandım !
Namusumu kirletti!
Benden boşanmak istedi!
Beni terketti!...
 Ve ne yazık ki tüm bu vahşi cinayetlerin ve şiddetin ardında kadını tapulu malı gibi gören, erkek egemen zihniyet ve kültür var! O yüzden  de hep kadın suçlu,erkekler  pür-u pak.
   Hal böyle olunca da  her cinayetten ve  şiddetten sonra hafifletici nedenlerle cezalar  ya düşürülüyor veya suçu işleyen  serbest bırakılıyor.Bu cezasızlık hali de ölümleri, şiddeti,tacizi,tecavüzü artırıyor.
     Sonuç olarak da biz kadınlar ,gepegenç kızlarımız,küçücük  çocuklarımız  korunmasız ,yapayalnız, bir  başımıza bırakılıp , kendi gücümüzle korunmaya;devletin değil,sosyal medyanın gücüyle müstakbel katilleri durdurmaya çalışıyoruz..
İşte tam da bu yüzden kadınlara,çocuklara,yaşlılara,
hayvanlara,ağaçlara yönelik amansız ve tarifsiz şiddetin ,durmasını ve sonlanmasını geçtik,yavaşlayacağı bile yok!.
    Aslında yıllardır bu şiddete DEVLET’in seyirci kalmayıp kadınları korunması için hazırlanmış olan ve  ülkemizin  ilk imzayı atıp, tüm ülkelere imzaya açtığı uluslararası bir sözleşmemiz var  iken ve şartsız koşulsuz uygulanması gerekirken,  kadınlar katledilip tacize,tecavüze uğramaya devam ediyor..
  İstanbul Sözleşmesi diye anılan, “Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ni  2011 yılında  ilk  imzalayan ve onaylayan  ülke Türkiye olmasına rağmen ,ne yazık ki her gün kadın  katliamları artarak devam ediyor..
  Şu  rakamların açıkça gösterdiği gibi!.. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken,AKP’nin iktidarda olduğu 18 yılda 15.557 olmuş.Yani AKP iktidarı döneminde kadın ölümleri %1400 artmış.Ve bu rakamların artışı İstanbul Sözleşmesine rağmen olmakta...
  Tüm bu acı ölümler sürerken bu sözleşmeyi ilk imzalayan ve yürürlüğe sokan  AKP iktidarı ve destek veren bir takım  siyasi gruplar,  nedendir  bilinmez  ama!   son günlerde kendi elleriyle   imzalayıp, imzaladıkları dönem “gurur duyduklarını” defalarca beyan ettikleri  bu sözleşmeyi  feshedip,kaldırma lafları etmeye başladılar..
  Acil ve anlık çözüme ihtiyaç duyan kadınların çare görüp sarıldığı  İstanbul sözleşmesiyle ilgili taleplerin dile getirilmesi bile, iktidar sahiplerini ve destekçilerini  yerinden zıplatmaya yetti ne yazık ki!...
  Oysa sözleşmeye karşı olup,kaldırılsın diyen bu beyler, cemaat yurtlarında küçücük çocuklar tacize tecavüze uğrarken, genç kızlarımız paramparça edilirken hiç ses çıkarmayıp, sus pustular..
  Peki şiddete meyilli veya kadına düşman olan kişilere destek veren bu kesimler,  zaten  sistemli bir şekilde tam olarak uygulanmayan  bu sözleşmeye neden karşı çıkıyor?
Sözleşmede bu kadar korktukları ne var?
   Çünkü onlara göre bu sözleşme  Türk aile yapısını bozuyor,onlara göre bu sözleşmenin gereği uygulanan uzaklaştırma kararları, erkekleri mağdur ediyor,onlara göre boşanmalar bu sözleşme nedeniyle artıyor,onlara göre toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsel yönelim gibi kavramlar  Türkiye’deki ahlaki değerlerle çelişiyor,onlara göre kadınlar özgürleşip sosyal yaşamda ben de varım diyor.....
   Çünkü onlara göre,bu sözleşme gereği  çıkarılan “ 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” , az da olsa kadınları korumakta!....
  O yüzden korkup,zıplamaktalar!..O yüzden bizleri evlere kapatıp susturmak istemekteler..
   Oysa İstanbul Sözleşmesi nüfusun yarısının yaşamı demek..O nedenle “Yasayı uygula,kadını yaşat” sloganı o kadar gerçek ki!..
   Evet şimdi biz kadınların   İstanbul Sözleşmesini kaldırmayı düşünenlere buradan bir çift sözümüz var:  “Yok öyle yağma!Bizler, biz kadınlar ekmekten,sudan daha elzem olan yaşam hakkımızı korumak, kızlarımızı, küçücük çocuklarımızı yaşatmak istiyoruz.
   Bizler o kızları,o çocukları doğuran analar, kadınlar olarak  her zaman dövülenden, öldürülenden,tacize tecavüze uğrayandan ,ötekileştirilenden ; kısacası şiddete uğrayıp,ezilenden  yana olup, siz isteseniz de istemeseniz de mücadele edip, bizlerin en büyük dayanağı olan İstanbul Sözleşmesi’nin yok edilmemesi ve tam anlamıyla uygulanması için mücadele edeceğiz.”
  Tam da sevgili şair dostumuz Nevzat Çelik’in dediği gibi biz kadınlar; 
“türkiye’de kürt olacağız/kürtlerde ermeni/ermenilerde süryani/gidip almanya’da türk olacağız/hollanda’da surinamlı/fransa’da cezayirli/iran’da azeri/amerika’da zifiri zenci olacağız/çoğalan zenci de mutlaka kızılderili/İsrail’de filistinli/köpeğin karşısında kedi/kedinin karşısında kuş olacağız/..”
Kısacası bizler,biz kadınlar çok olan tarafta olmayacağız!
   Ve en doğal hakkımız olan yaşam hakkımızı, söke söke kızkardeşlerimizle, kızlarımızla  birlikte  sizlerin ellerinden alacağız!                    
BARTIN ÇEVRE MECLİSİ ÜYESİ   
      Ayşe Sevtap Uzun

İzlenme: 5864 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

BARTIN - HAVA DURUMU

BARTIN

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
29 hit, 21 ziyaretçi, 23 ziyaret
Bu ay:
45 hit, 31 ziyaretçi, 33 ziyaret
Toplam:
84239 hit, 33105 ziyaretçi, 45268 ziyaret