* Bilimsel Laik Eğitim İçin '' VELİ EL KİTABI '' na buradan ulaşabilirsiniz !

KENT BELLEĞİ

Fatma Mehlika Gülergöz Özcan

Fatma Mehlika Gülergöz Özcan

E-Posta :

 Kent belleği kavramını ilk kez mimar olan oğlumdan duydum. O anda doğduğum yaşadığım ve ait olduğum şehir Bartın’da “Kent Belleğinin” uzun yıllar içinde ve gözlerimizin önünde nasıl yok olup gittiğini içim acıyarak düşündüm birden. Öğrendiğim kadarıyla “Kent Belleğinin” ne olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
rn  Bellek, beynin bir işlevi olarak tanımlamıyor. Görülen öğrenilen her şey beyinde depolanıyor. Beyinde bu depoda gerekli düzenlemeleri yapıyor. Bizlerde yeri ve zamanı geldiğinde bu bilgileri kullanıyoruz. Bazı bilgilerde kullanılmayıp deponun bir köşesine atılıyor ve buna unutmak diyoruz.
rn  Kentlerinde bellekleri vardır. Kent belleği, kente dair algılarımızın ve anılarımızın bizlerde bıraktığı izlerdir.
rn  Bugün Almanya, Fransa, İtalya, İspanya gibi gelişmiş ülkelerin şehirlerinde Kent belleğine çok önem veriliyor, insanlar 250- 300 yıllık evlerde yaşıyorlar. Kent içinde Orta Çağdan kalma daracık eğri büğrü yollarda zorlukla yürüyorlar. Tarihi olup olmamasına bakmaksızın yapılan hiçbir şeyin yıkılmasına, yenisinin yapılmasına izin vermiyorlar. Eskiye bu saygı gösterilirken yeni yapılarda yapılıyor elbette ama dokuyu bozmayacak şekilde yapılıyor. Asla eskiyi yıkıp yenisini yapmıyorlar. Bu kentlerin, kasabaların turizm gelirleri refah bir yaşam sağlıyor.
rn  Kentleri yönetenler ve karar vericiler Kent Belleğine sahip çıktıklarında o kentlerin kültürel kimliklerini korumuş, geçmişini onurlandırmış oluyorlar. Dolayısıyla toplumun ortak değerleri korunmuş oluyor. Kent belleğine sahip çıkılmaz, darbeler vurulursa o kentle özdeşleşmiş yapılar, meydanlar, bahçeler ve benzeri olgular önce beynimizin bir köşesine sıkışıyor ve sonra da unutulup gidiyor.
rn  Biz Bartınlılar kentimizin belleğini yıllar önce yok etmeye başlamışız. Benim hatırladıklarımın arasında ilk sıraları Bodasaki’nin evi, çarşıdaki Adliye Binası ve Belediye Sineması alıyor. Sonrada bahçelerindeki gülleri, hanımelleri ve fırınlarıyla eşsiz güzellikteki ahşap Bartın evleri ki Rum ve Türk mimarisinin iç içe geçtiği muhteşem bir kent.
rn  Bende böyle ahşap bir evde doğdum, büyüdüm ve hala bu ahşap evde yaşıyorum. Çocukluğumuzun bayramlarında mahallemizin bahçelerindeki birinin fırını yakılır ve her evde yapılan su börekleri, baklavalar mahallemizin en becerikli ve deneyimli büyüğü tarafından bu fırınlarda pişirilirdi. Bizim mahallenin baklavalarını Hatice anne pişirirdi.
rn  Bodasaki’nin okul olarak kullanılan evine gelince, Bartın’da ortaokul okuyan herkesin yaşanmışlıkları, anıları vardır o okulda. Ortaokula o binada başlamıştım. En üst katta Bodasaki’nin piyanosu vardı. İlk kez gerçek bir piyano görmüştüm. Her teneffüste piyanonun başına gider hayranlıkla bakardım.
rn  Bir anımda gazhanedeki kontrplak fabrikasıyla ilgili. Sanıyorum 5 yaşlarındaydım. Fabrikanın sabah saat sekizde işbaşı sireni çalardı ve bizim evden duyulurdu. Annemin ağabeyime “ Fabrikanın düdüğü çalıyor, çabuk ol okula geç kalacaksın” dediğini hiç unutmuyorum. Birkaç yıl önce Eskişehir’e gittiğimde eski ve kullanılmayan fabrikaların turizm amaçlı otel-cafe-sanat galerisi olarak kullanıldığını görünce anılarımda gizlenen kontrplak fabrikasını hatırladım.
rn  Çocukluğumuzun tek sineması Belediye sinemasıydı. O yılların unutulmaz filmlerini (Susuz yaz, Senede Bir gün) ilk kez bu sinemada izlemiştik. Büyüklerimiz o sinemanın eskiden bir kilise olduğunu söylerlerdi. Sinemanın yakınındaki Adliye binası ise Bartın’ın en güzel, en görkemli binalarından biriydi.
rn  Şimdi çocuklarımıza yitirdiğimiz bu değerleri anlatmaya çalışıyoruz ama hiçbiri yok artık. Biz ne kadar anlatmaya çalışsak da çocuklarımız bunları algılayamıyorlar. Kent belleği silinmiştir bir kere ve hala da silmeye devam ediyoruz.
rn  1960’lı yıllardan itibaren kentimizi yönetenler kentimizin belleğine önem verip kent kültürünü korumuş olsalardı bugün Bartın Rum ve Türk mimarisinin iç içe olması nedeniyle turizm açısından Safranbolu’dan çok daha iyi bir konumda olurdu. 
rn  Şimdide kent belleğimizden Endüstri Meslek lisesini çıkarttık. Oysa o binada bir tarih yaşamaktaydı. Önünden geçerken yaşama sevinci duyduğumuz asırlık ağaçlar arasındaki o güzel bina yok artık. Kentimizi yönetenler ne zaman uyanacaklar?
21.01.2020 Bartın Gazetesi Konuk Yazar Köşesi
Fatma Mehlika Gülergöz Özcan

   .

İzlenme: 37970 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

BARTIN - HAVA DURUMU

BARTIN

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

Ziyaretçi Sayacı

Bugün:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu hafta:
0 hit, 0 ziyaretçi, 0 ziyaret
Bu ay:
140 hit, 107 ziyaretçi, 109 ziyaret
Toplam:
84593 hit, 33366 ziyaretçi, 45549 ziyaret